Dinimizde israf

İsraf, insanın sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı tüketmesi demektir. Yüce Allah Kur’an da, “Yiyin için, fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez.” (A’râf, 7/31), “Onlar harcadıkları zaman ne savurganlığa saparlar, ne de cimrilik ederler. Harcamaları, bu ikisinin arasında dengeli olur” (Furkân, 25/67) ayetleriyle verdiği maddî-manevî nimetlerden faydalanırken orta yolu emretmektedir.

İsraf, lüks ve gösteriş tüketimi; fertleri maddî-manevî çeşitli sıkıntılara uğratmakta, milletlerin kalkınmasını engellemekte, ülkelerin ekonomik yapılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Sonuç olarak dinimiz, kazancımızın her türlüsünü helâlinden kazanmayı ve tüketirken de yine israf etmeden helâl yollarda tüketmeyi öğütlemektedir.

Millet olarak israftan kaçınmalıyız. Özellikle, çöpe atılan ekmeklerden tutun da kamu malları, tabi kaynaklar, elektrik, su ve zaman gibi sayısız değerlerimizi israf ediyoruz. Halbuki yeryüzünde hiçbir kaynak ve imkan sonsuz değildir. Günümüzde bunların değeri, daha da artmıştır. Çünkü azalan kaynaklar daha çok değer kazanırlar. Değerli şeyler ise rastgele sarf edilmezler.

Allah’ın bahşettiği maddi imkanların israf edilmesi büyük bir vebal olduğu gibi, pek çok yuvanın dağılmasına ve ülkenin ekonomik açıdan zayıflamasına da sebep olmaktadır. Bunun için şahsi harcamalarımızda ölçülü olmak, ülke kaynaklarını dikkatli kullanmak, verimli alanlarda değerlendirmek, dini ve milli bir görevdir. Yarınlarımızın huzur ve rahatı için fert ve millet olarak iktisatlı davranmak ve israfa sapmamak zorundayız. Çünkü israf, Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı bir nankörlük ve saygısızlıktır. İktisatlı olmak ise, o nimetlere gösterilen fiili bir saygı ve şükürdür.

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum Yaz


4 + 9 =