Tesettür giyimde takım elbise ve etek ceket modelleri. Alvina tesettür giyim modelleri. Deri ve kumaş ceket modelleri, etek – ceket kombin.

Tesettür giyim markaları son aylarda bilinirliklerini artırmak için önemli adımlar atıyor. Çeşitli mecralarda verilen boy boy ilanların yanı sıra sponsorluk yarışları, sosyal medya atakları da…

Geçtiğimiz senelerde tesettür giyim markası denilince akla yalnızca birkaç isim gelirdi. Ancak özellikle son aylarda yeni yeni markalarla tanışır olduk. Gazete, dergi ve internet sitelerinde boy boy ilanları yayınlanan bu firmalar bir anda ortaya çıkmadı elbet. Çoğunun kuruluşu en az 15 sene öncesine dayanıyor. Yalnızca, bu markalar son aylarda bilinirliklerini artırmak için önemli adımlar atıyor. Öyle durduk yere tanıtım yapılmıyor tabii. Arka planda firmaların mağazalaşma atağı var. Yakın zamana kadar şubelerle çalışmayı tercih eden tesettür giyim firmaları koleksiyonlarını artık kendi mağazalarında satışa sunuyor.

Bu markaların daha görünür olma çabalarını yalnızca mağazalaşma çalışmaları ve ardından gelen reklamlardan okumuyoruz. Sektördeki başka değişiklik ve gelişmeler de bu algıya dair ipuçları veriyor bize. Örneğin her sene düzenlenen tesettür fuarında sektörün ‘en’leri arasında gösterilen markaları göremezdik. Ancak bu sene söz konusu markalardan Armine geleneğini bozarak fuarda yer aldı. Tesettür giyim markalarının, Huzur Sokağı dizisinin başörtülü karakteri Şükran’ı giydirmek için sponsorlukta yarışması da tanıtım ve görünür olma atağının bir diğer göstergesi. Markalar arasında benzer bir hareketlilik uzun süre sonra ekranlarda görünen başörtülü haber spikeri Orsem Ertingu’ya sponsorlukta da yaşandı…

Sektörde yaşanan bu gelişmelerde önemli bir etken tüketiciden alınan geri dönüş. Eğitim, iş vs. olanakların artmasıyla sosyal hayatta daha görünür olan muhafazakâr kadınların giyim kuşam beklentileri de değişti. Tesettür sektörü haliyle bu ihtiyaca cevap vermek istiyor. Marka yöneticilerinin neredeyse hepsi bu konuda hemfikir. Tabii ‘7 İklim’ şirket ortaklarından Selahattin Özdaş’ın ifadesiyle muhafazakâr giyim tarzına sahip kadınların beğenisini kazanmak da gittikçe zorlaştı. Özdaş, “Bunun en güzel göstergelerinden bir tanesi ülkemiz muhafazakâr kadınlarının giyim tarzlarının diğer Müslüman ülkeler tarafından takip edilmesi. Bu beğeniyi kazanmak için firmalar artık, kalite ve işçilik yanında zengin tasarımlar, reklam ve pazarlama da yapmak durumunda.” diyor.

Tüm bunların neticesindeyse sektörde rekabet oluştu. Birçok markanın yurtiçi ve dışında mağaza atağına geçmesi, ürün yelpazesini genişletmesi sektörü hareketlendirdi, biraz da cesaretlendirdi. Gerçi marka yöneticileri rekabet sözcüğünden pek hoşlanmıyor. Onlar bu durumu rekabetten ziyade sektördeki markaların hizmette, hitap ettiği kitlede kendi konumunu belirleyici etkinlikler yapması olarak tanımlıyor. Tekbir Giyim Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Cafer Karaduman, “Bu karşıdan bakınca rekabet gibi görünse de tüm markalar birbirini iyi tanıyor ve herkesle dostane ilişkiler içinde. Birbirinden eksik ürün takviye edenler de oluyor.” diyor.
ZAMAN