Kafein nedir?

Kafein nedir?
7.543 kişi okudu.

Kafein Nedir?

Çayda, kahvede, kolada bulunan uyarıcı ve rahatlık verici özelliğiyle tanınan bir madde. Pürin bazını ihtiva eden ksantin maddesinin metilli türevidir. ilk olarak 1920 yıllarında Runge tarafından kahveden elde edildi. Bugün birçok memleketlerde kullanılan çay, kahve ve benzeri alkolsüz ve uyarıcı meşrubatlar, çeşitli bitkilerin ürünleri ile hazırlanırlar ve hepsi değişik nisbetlerde ksantin bileşikleri ismi ile anılan müessir (etken) maddelerden en az birini ihtiva ederler. Tıbbi ve farmokoloji bakımından Kafein teofilin ve teobromin diye anılan üç ksantin bileşiğinden en etkili olanı kafeindir.

Bir alkaloid olan kafein doğal olarak kahvede, çayda, yerba mate’de, guarana’da ve, az miktarda, kakao içinde bulunur. Kafeinin karakteristik, yoğun bir acı tadı vardir. Kola gibi bazı gazlı içeceklere tat vermesi için eklenmektedir. İlk olarak Alman kimyager Friedich Ferdinand Runge tarafından 1819’da bulunmuştur. Aynı zamanda kafein ismini kimya literatürüne geçirmiştir. Kahveden yararlanarak bu ismi vermiştir.

Kafein, merkezi sinir sistemine etki ederek, beyne giden ve beyinden gelen mesajları hızlandırır ve stimülan etkisi yapar.
Kafein birçok bitkide değişik miktarlarda bulunmaktadır. Fasulyelerde,yapraklarda ve meyvelerde 60 çeşit bitkide bulunur. Bilinen kuru çay, %10 luk Pb(CH3COO)(kurşun asetat) ya da Ca2CO3 ile birlikte kaynatıldıktan sonra ayırma hunisinde kloroform ile ekstrakte edilir kalan alt faz alınıp içindeki kloroform uçurulur ve kalan sıvı süblimasyon yöntemi ile saflaştırılarak kafein elde edilebilir.
Temel farmakolojik özellikleri:
Merkezi sinir sistemi’nde (MSS) psikotropik etkiyi uyaran
Solunum sistemi uyarıcı
Kalp atış hızı artırıcı
Hafif diüretik etki

caffeine

Kafein, yeryüzünde en az 100 farklı çeşit bitkilerin yapraklarında, tohumlarında veya meyvelerinde doğal olarak bulunan bir bileşiktir ve metilksantin olarak bilinen bir grup bileşiğin parçasıdır. Kafeinin en çok bilinen kaynakları arasında kahve, kakao çekirdekleri, kola cevizleri ve çay yaprakları yer alır. Ayrıca kafein özel olarak formüle edilen ‘enerji içeceklerine’ ve soğuk algınlığı ve nezle ilaçları gibi ilaçlara ilave edilmektedir.

Kahve ve çay aynı zamanda diğer dimetilksantinleri de içermektedir – teofilin, kafein ve teobromine benzer özelliklere sahiptir ve teofilinin farmakolojik etkisi kafein ve teobromine göre çok daha düşüktür.

Üründeki kafein miktarı, ürünün çeşidine, servis edilen miktara ve hazırlama metoduna göre değişir. Örneğin 190 ml’lik bir fincan çay 50mg kafein içerir, bu miktarın üçte biri kadar az olan bir fincan instant kahve de aynı miktarda kafein içerir (75mg). Aşağıdaki tabloda diğer içeceklerin içerdikleri kafein miktarı çaya göre karşılaştırılması gösterilmiştir:

Çayın hazırlanmasında kullanılan “thea chinensis” yapraklarında % 1,5-5 oranında kafein bulunur. kahvenin hazırlanmasında kullanılan “caffea arabica” taneleri % 1-2 oranında kafein ihtiva eder.

Bir bardak çay veya bir fincan kahve, aşağı yukarı eşit miktarlarda 0,1 ila 0,2 gr kadar kafein taşır. Zira çay yaprakları daha fazla kafein ihtiva etmelerine rağmen, hazırlanış tekniği dolayısıyle bu fazlalık ortadan kalkar.

Orta Afrika yerlilerinin keyif verici içki hazırlamak için kullandıkları kola taneleri ve Arjantin’de çay gibi, enfüzyon (sıcakta bitkisel materiyeli su ile kaynatmak ve etken maddeyi ayırma usülü) şeklinde hazırlanan maté veya Paraguay çayı yaprakları az miktarda kafein ihtiva ederler.

Kafeinin açık formülünün kimyasal ismi 1,3,7-trimethylxanthine’dir. Kafein yüksek dozlarda merkezi Sinir sisteminin bütün kısımlarını tembih eder. Kuvvetli uyarıcıdır. Kafein tedavi dozlarında hem beyne hem de omuriliğe uyarıcı etkileri olan bir bileşiktir. Merkezi sinir sisteminde medulla oblangata denen kısımdaki solunum merkezini tembih ederek Solunumu süratlendirir, atardamar tazyikini yükseltir,

vegus denen merkezi tembih ederek kalbin atım temposunu yavaşlatır. Tedavi dozlarının sebeb olduğu beyinde uyarma neticesinde fizik aktivite artar, adali çalışma kapasitesi yükselir, uyku arzusu azalır, fikirler daha berraklaşır ve daha çabuk doğar. Ancak fikirlerin birbirini takiben süratle doğuşu, aralarındaki koordinasyonun kaybolmasına yol açar; dikkati tek bir şey üzerinde toplamak için daha fazla gayret sarf etmek icab eder.

Kafein çok yüksek dozda huzursuzluk, baş ağrısı, asabiyet, uykusuzluk ve reflekslerin şiddetlenmesine sebeb olur. Kahve ve çay gibi içeceklerle alınan kafeine karşı alışkanlık husule geldiği bilinmektedir. Ancak bu alışkanlık basit bir alışkanlık şeklindedir; yani psikolojik bağlılık vardır, fiziki bağlılık yoktur. Uzun süre kullanılmakla ksantin bileşiklerinin bilhassa idrar miktarını arttırıcı (diüretik) ve damar genişletici (vazodilatatör) etkilerine karşı alışma husüle gelir. Devamlı olarak kafeinli içecekler

kullananlarda kafeinin sebeb olduğu uyku kaçırıcı etkiye karşı bir miktar tolerans (alışarak etkilenme) görüldüğü de gerçektir. Kafeinin insan için öldürücü dozunun 10 gramın üzerinde olduğu kabul edilmektedir. zehirlenme belirtileri, şiddetleri doza bağlı olmak üzere, yukarıda belirtilen farmakolojik tesirlerden ibarettir. Yalnız son safhada hipotansiyon (tansiyon düşmesi) ve solunum felci husüle gelir. Merkezi sinir sistemlerinin daha hassas olması dolayısıyla çocuklarda zehirlilik daha yüksektir.

Elde edilişi: Amonyakla muamele ile serbest hale getirilir. Kireçle muamele edilir. Kloroformda eritilerek kahve ve çaydan ayrılır. C8H10N4O2, H2O formülündeki kafein, iğneler halinde billurlaşır. 100°C’de suyunu kaybeder ve susuz halde 230°C’de ergir. Ayrışmaya uğramadan süblimleşebilir. 10 Kısım kaynar suda erir. organik bir pürin bazıdır, asitlerle birleşerek tuzlarını veren acımsı bir maddedir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git